Eki
25
2008

leyla_es
Bana beni anlatan,güven veren,özgürlüğümü özgürce yaşatan cennetin ta kendisi vatanım!Ben de varım,düşünüyorum,benim de hakkım var diyebildiğim,başım dimdik her karışını gönlümce gezebileceğim yurdum.Öncesinde de bizim,şimdi de sonra da bizim olacak olan yüce vatanım!Yağan yağmurun her damlasının ;toprağına değdiğinde yüzü umuda,geleceğe bakan çiçeklerin açtığı mis kokulu bahçem!Gecenin zifiri karanlığında bile kalbimi,fikrimi,ruhumu aydınlatan bir aya ve bu güzelliği yedi cihana yansıtan bir yıldıza sahip olan birtanecik vatanım!
Devamını Oku »
Eki
21
2008

nimet_doganlar
Geleceğime bir mesaj yollasam acaba isteğim gibimisin diye .Hayal ettiğim kadar caf caflı ve bir o kadar heyecanlı… Yoksa hayal edemedim kadar boş ve bir o kadar da anlamsız. Acaba habersiz mi kalsam heycanıyla mı yaşasam. Evet evet en iyisi de bu belki. Geleceğimizi beklemek bir film gibi olmalı bence. kimininki bir gerilim kimininki bir korku kimininki de dram…Ama hiçbiri de boş değil .Hayatta en korkulacak şey belki de boş ve anlamsız yaşamak .
Eki
21
2008

aysenur_ozgan
Tereddüt etmeden sevsem seni.
Korkmadan, usanmadan, kırılmadan sevsem.
İmkânsız olmasan hemen gelirim yanına.
Sen bilmezsin alırım haberini.
Heyecanlanmam için,
İsminin baş harfini görmek bile yeter bana.
Devamını Oku »
Eki
21
2008

aysenur_ozgan
Sana uzak diyarlardan bakmaya gidiyorum.
Bir sonbahar mevsiminde.
İşte benim mevsimim.
İşte benim yolum.
Devamını Oku »
Eki
21
2008

aysenur_ozgan
Hayat denen tiyatro sahnesinde,
Rollerimiz aynıydı seninle.
Fark etmemiştik ama
Kader buluşturmuştu bizi.
Tesadüf deyip geçmiş,
Aldırmamıştık bile.
Devamını Oku »
Eki
21
2008

aysenur_ozgan
Gidenin arkasından ağlanmaz derdim hep. 
Gidendin sen olduğunu öğrenince
Kızarık yanaklarla sana ağladım.
Düğümlendi boğazım,
Sözcükler kayboldu.
‘Gitme’ diyemedim.
Devamını Oku »
Eki
21
2008

aysenur_ozgan
Karmaşalardayım,
Kendimle savaşlardayım.
En büyük hatam yanılgıya uğramamdı.
Evet.
Senin hakkında yanılmamdı.
Yanıldım.
Devamını Oku »
Eki
21
2008

leyla_es
Ben de isterdim bez bebeğini sarıp uyuyan,bir elma şekeri,bir dondurma yeyince bütün derdi kederi biten,saçım iki kulak bir sağa bir sola sallana sallana gülen,annem bir koltuktan başka bir koltuğa geçse bile gidecek hiç gelmeyecek diye korkan biri olarak kalmayı…Ama hayatın bundan daha güzel yanları da varmış.dert her yaşta dert sevinç her yaşta sevinçmiş.her yaşın derdi sevinci kendine göre büyükmüş veya küçükmüş.
Ağaç neden yeşil?Gül niye kırmızı demeyi,televizyonda uçan kaçan hayvanlara bakıp bakıp gülmeyi,heyecanla umutla bayramları beklemeyi ben de isterdim hala…Ama gerçekleri görmenin güzel yanları da varmış.
Devamını Oku »
Eki
17
2008

kdemir
Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, İstanbul’da bir süredir tedavi gördüğü hastanede öldü.
26 Ağustos 1914 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Dağlarca, ilk öğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan’da, orta öğrenimini Tarsus ve Adana’daki ortaokullardan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi’nde tamamladı.1935 yılında piyade subayı olarak doğu ve orta Anadolu’nun, Trakya’nın pek çok yerini dolaşan Dağlarca, ordudaki hizmeti 15 yılı doldurunca ön yüzbaşı rütbesiyle 1950′de askerlikten ayrıldı.
Devamını Oku »